:) bide aslı gecti deriz bu kentden ..
bu binadan :)
nede güzeldi deriz gülümseriz arkasından :)...
asla bizden gecmeyen aslıyla :)
sevdik seni :)
sevdik işte senii..
çicekkk..'
' tamammennn GERCEK :D''
kediler seni hep hatırlıcak :)
pisibeti
30 Mayıs 2009 Cumartesi
ben giderken...

Ben giderken beni bırakıyorum size
Gülümsememi,
Hikayelerimi,
Kahkahalarımı bırakıyorum yan odanızda
En mutlu günlerimi
Uyanışlarımı
Yeni günlerimi bırakıyorum
Rüyalarımı, hayallerimi
Bütün şarkılarımı bırakıyorum
Hepsini size ben söylüyorum
Bir bakışımı bırakıyorum sadece sizin çözebildiğiniz
Anlamlarımı bırakıyorumm
Kapımın açılışını bırakıyorum
Hiç kapanmayacak bir kapı gibi
Umudumu bırakıyorum size
Işıklarım sönüyor ben giderkenn
Sesim kısılıyor
Kediler mamasız kalmasın
Bütün kargaşa dinsin
Hep güzellikler gelsin size
Doğduğum şehri bırakıyorum size
27 Mayıs 2009 Çarşamba
Aşık Olmadan Bir Düşün...
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadarküçüleceksin... Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan sağlık." "Yasamak güzel." "Bos ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Nededin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak... Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin...
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yasamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara...?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde aşık olabilirsin
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadarküçüleceksin... Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan sağlık." "Yasamak güzel." "Bos ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Nededin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak... Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin...
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yasamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara...?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde aşık olabilirsin
23 Mayıs 2009 Cumartesi
masal...
Bu masalın en büyük kahramanı sensin...
Doğduğumda bana küçücük ellerinle hayat veren sen...
Gitmelerimde ilk aklıma gelen sen...
Her gidişinde seni bir önceki gelişinden daha da büyük bi sevinçle bekleyen ben...
Hayatımdaki en güzel masalların kahramanı...
Hikayelerde hep mutluluklar olmazmış herşey daha da anlam kazansın diye...
Sen ki şimdi hergün daha da anlamlı olan bir kahramansın...
Sen ki bütün yaşamım boyunca en büyük kahramanım olan ve hiç değişmeyecek olan...
En büyüğü...
Sen...
Ne zaman yüzün düşse anlamsızlaştı herşey...
Bütün mucizelerim sana...
Sadece senin gülüşün huzur verir bana...
Bütün güzel masallarım sana...
21 Mayıs 2009 Perşembe
iki söz arası...
18 Mayıs 2009 Pazartesi
melankoli kadındır...

Bilgimizin yettiğinden ötesini görmemiz mümkün olsaydı ve biraz da sezgimizin uzantılarının ilerisini; ozaman belki de kederimizi, sevinçlerimizi taşıdığımızdan daha büyük bir güvenle taşıyabilirdik. Çünkü bu anlar içimize yeni bir şeyin bilinmeyen birşeyin girdiği anlardır; duygularımız ürkek bir tutuklukla dilsizleşir, içimizdeki herşey geri çekilir, bir sessizlik oluşur ve kimsenin tanımadığı ''yeni'', bunun ortasında oluşur ve konuşmaz...
14 Mayıs 2009 Perşembe
Herşey gönlünce olsun...
Bir hikaye daha sona erdi işte. Kim haklı kim haksız ne farkeder. Tükenmelerin sonu buymuş meğer. Zaman geçecek ve sadece gülümseme olacak yüzlerde. Unutulacak bütün kalp kırıklıkları. Hikayemi alıp gidiyorum artık... Yepyeni hayatımla gidiyorum. Daha da güçlü daha da umutluyum artık. Ne yaparsan yap acımayacak artık içim... Bütün cevaplarımı alıp gidiyorum... Sadece gülümsüyorum sana... Herşey gönlünce olsun...
12 Mayıs 2009 Salı
herşeye rağmen...
Başbaşa kalın gerçeklerinizle hikayelerinizle... Ben yok oluyorum sizden. Yeniden, daha güzele gidiyorum ben gelmemek üzere...
7 Mayıs 2009 Perşembe
karmaşa...
Okadar zamansızdı ki gelişin
Bir okadar da habersiz
Geldiğinde herşey okadar karışıktı ki
Bulamadım seni
Herşey yerli yerinde olduğunda
Sadece sen kaldın ortalıkta
Dağınıklığın ortasında kalan sen
Okadar zamansız geldin ki
Ama iyiki geldin
Gerçek SEN oldun...
Bir okadar da habersiz
Geldiğinde herşey okadar karışıktı ki
Bulamadım seni
Herşey yerli yerinde olduğunda
Sadece sen kaldın ortalıkta
Dağınıklığın ortasında kalan sen
Okadar zamansız geldin ki
Ama iyiki geldin
Gerçek SEN oldun...
bernama ve gülüşüme...
Her sabah bıkmadan usanmadan kahvaltımı hazırlayıp beni uyandırdığınız için...
En bayık günlerde bile harika repliklerinizle beni kopardığınız için...
Bensizken yaptığınız yaramazlıkları itinayla tartışıp son sözü benden beklediğiniz için...
Teşekkürler canlarım...
SEVİYORUM SİZİ...
Bernam ben giderken gitmemen için elinden geleni yapıp sen kapıdan çıktığın an hüzün basıyor deyip de kendin dakikasında gittiğin için...
Aslı seni gördüm bi efkar bastı içelim mi dediğin için...!!!
Ne enerjin var bitmedi tükenmedi dediğin için...
Gülüşüm keşke ablam olsaydın dedikten sonra beni kaale almadığın için...
Hayal sonrası olan olaylar için...
En gereksiz zamanlarda msjlarınla beni çileden çıkardığın için..!!!
HİÇ Mİ HİÇ TEŞEKKÜR EDEMEYECEĞİM CANLARIM:)))))))
En bayık günlerde bile harika repliklerinizle beni kopardığınız için...
Bensizken yaptığınız yaramazlıkları itinayla tartışıp son sözü benden beklediğiniz için...
Teşekkürler canlarım...
SEVİYORUM SİZİ...
Bernam ben giderken gitmemen için elinden geleni yapıp sen kapıdan çıktığın an hüzün basıyor deyip de kendin dakikasında gittiğin için...
Aslı seni gördüm bi efkar bastı içelim mi dediğin için...!!!
Ne enerjin var bitmedi tükenmedi dediğin için...
Gülüşüm keşke ablam olsaydın dedikten sonra beni kaale almadığın için...
Hayal sonrası olan olaylar için...
En gereksiz zamanlarda msjlarınla beni çileden çıkardığın için..!!!
HİÇ Mİ HİÇ TEŞEKKÜR EDEMEYECEĞİM CANLARIM:)))))))
4 Mayıs 2009 Pazartesi
gitmeler...

Sözlerin bitti ve gittim...
Aslında gitmeye de niyetli değildim...
Gittim ve bittim...
Sen sustukça ben daha da gevezeleşen bir suskunlukla bekledim...
Şimdi ne gelebilirim ne de gidebilirim senden...
Sen gitmem için bekledin...
Cümlelerim...
Suskunluklarım...
Hiç bitmeyeceklermiş gibi...
Devamı gelecekmiş gibi...
Gitmesine gittim...
Ama...
Ruhum geride kaldı...
2 Mayıs 2009 Cumartesi
bitişler...
Hep gidişlerinin ardından oldu bitişlerim. Sen gittin ben bittim. Ben gittim sen bittin. Hep üç nokta ile bitti cümlelerim... Sanki devamı varmış gibi sanki bitmeyecek gibi. Gidişlerin ve bitişlerim… Ben ne sana bağlaya bildim bitişlerimi nede kendime. Bitişlerimi zamana yaymayı bildim ama ya gidişlerin hep iki kelime ile oldu “bitti ve gittim”. Ne gittiğinde yas tuttum kendimi hayıflayarak. Bitmiş bir aşkın bekçiliğini yapmaktı tek görevim. Bununda sonu üç nokta ile bitecek biliyorum devamı varmış gibi yaşanacakmış gibi… Seni unutmak istedim sadece. Unutarak ağlamak yaşayarak inanmak düşünürken unutmak. Dedim ya hep gidişlerinin ardından oldu bitişlerim. Aslında benim ne bitesim vardı nede senin gidesin. Ben seni bitmek sen beni gitmek için sevdin sadece. Farklıydı aslında bu son gidişin ne gözünü kırptın gözlerimin içine bakarken nede masadan kalkıp giderken. Geriye bile bakmadın son sözü söylerken. Sanki bir farkı vardı diğer gidişlerinden. Ne değişir ne fark eder ki “sen gittin ve ben bittim”…
1 Mayıs 2009 Cuma
sezen'den...
Şimdi çok uzak bir hatıra gibi o yaşadığımız.
Boynumda bilmece gibi bir düğüm.
Dört kısa günden bana
Bir garip sızı kaldı
Bir de deli özlemin
Ben senin gözlerinin
Yalan dolan bakışlarını bile sevdim
Ben sana bir annenin
Evladına duyduğu hisleri besledim
Ben senin bal gözlerinde
Dört kısa günde bilsen neler neler gördüm
Sahte ile gerçeğin karmaşasını
Yine de, sevgini özledim
Özledim ellerini, gözlerini
Ve yanık kokunu özledim
İnsan böyle bir duyguyu yaşarken
Gerçek yaşamla tüm bağlantıları
Kopmuşçasına ayakları yerden kesiliveriyor
Hoş bir zaman bu bağlantısızlık da
Yaşam kadar gerçek ve doğal
Biliyor musun?
Belki iyi oldu ama biz yere erken indik
Şimdi yarım yaşanmış o şey
Boynumda düğüm
Dört kısa günden bana
Bir garip sızı kaldı
Bir de deli özlemin
Dört günlük birşey işte
Güzeldi, yaşandı ve bitti diye düşündük
Oysa bir duygusal yük vurduk yüreklerimize
Kırılıp döküldük
Bir zaman gözlerimizde çiçek açardı
Biz her umudu söndürdük
Özledim çiçekleri
Sevdiğimiz ne varsa her şeyi özledim
Özledim ellerini, gözlerini
Ve yanık kokunu özledim
Boynumda bilmece gibi bir düğüm.
Dört kısa günden bana
Bir garip sızı kaldı
Bir de deli özlemin
Ben senin gözlerinin
Yalan dolan bakışlarını bile sevdim
Ben sana bir annenin
Evladına duyduğu hisleri besledim
Ben senin bal gözlerinde
Dört kısa günde bilsen neler neler gördüm
Sahte ile gerçeğin karmaşasını
Yine de, sevgini özledim
Özledim ellerini, gözlerini
Ve yanık kokunu özledim
İnsan böyle bir duyguyu yaşarken
Gerçek yaşamla tüm bağlantıları
Kopmuşçasına ayakları yerden kesiliveriyor
Hoş bir zaman bu bağlantısızlık da
Yaşam kadar gerçek ve doğal
Biliyor musun?
Belki iyi oldu ama biz yere erken indik
Şimdi yarım yaşanmış o şey
Boynumda düğüm
Dört kısa günden bana
Bir garip sızı kaldı
Bir de deli özlemin
Dört günlük birşey işte
Güzeldi, yaşandı ve bitti diye düşündük
Oysa bir duygusal yük vurduk yüreklerimize
Kırılıp döküldük
Bir zaman gözlerimizde çiçek açardı
Biz her umudu söndürdük
Özledim çiçekleri
Sevdiğimiz ne varsa her şeyi özledim
Özledim ellerini, gözlerini
Ve yanık kokunu özledim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
